Süper Babaanne

Tanım

Babaannenizle herşeyinizi paylaşın





More Cool Stuff At POQbum.com


htmlkodcenneti Glitter kodlar

Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* Rehbertürk

kralhtmlkod.tr.gg

http://www.site

Hanımın Çiftliği


Hanımın Çiftliği yeni başlıyan dizilerden biri.Herkezi ekran başına toplamayı başardı,beğenerek izliyoruz.








Tarih: 10:35, 10/10/2009 Kategori: DIZILER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

HANELER


Senaryosunu Saygın Delibaş, Fethi Kantarcı, Sevda Fırat Ak ve Yaşar Arak’ın yazdıkları, yönetmenliğini Elif A. Durmaz’ın yaptığı, başrollerini Ahmet Saraçoğlu, Serdar Orçin, Fırat Doğruloğlu, Murat Akkoyunlu, Bihter Dinçel, Kamil Güler, Asuman Dabak, Özlem Türkad, Çağlar Çorumlu, Gülden Güney, Buket Yanmaz Kubilay, Alper Düzen, Boncuk Yılmaz, Serhan Ernak, Barış Başar ve Onur Özcan’ın paylaştıkları, Ferhan Şensoy’un aynı ismi taşıyan ünlü eserinden uyarlanan “Haneler” bu hafta yine kahkaha dolu ve yepyeni skeçler ile ekrana geliyor.
Özet:Yaban ve Pınar evlenmek için tanıştıkları yere, ormana geri döner. Yaban nikâh şahidinin bir ayı olması konusunda ısrarcı olur. Pınar ise sosyetik arkadaşlarını davet eder. En yakın arkadaşlarından biri de Yaban’a göz koyar. Nikâhta ise büyük bir skandal ortaya çıkar.“Terapisthane” skecinde ise, basına ilginç açıklamalar yapan Esra Erol, ti’ye alınıyor. 3 çok zengin kadın terapiste gider. Tek dertleri zengin olmalarıdır. Otobüse binenleri görünce ağladıkalrını anlatırlar. Terapistlerinden de hiç ummadıkları bir tepki görürler.“Dırdırhane”de ise fatura ödeme sırasına giden dırdırcı kadın, konuşması ile sıradakileri bayıltıyor. Bir tek en öndeki adam kalıyor. O adam da kadının kocası çıkıyor ve ikili birbirine giriyor.“Fotoğrafhane”de ise Cemil, ünlüleri fotoshop’la normal vatandaşın yanına yapıştırarak fotoğraf çekmeye başlıyor. Fotoğraf çektirmeye talep artıyor. Ama bir kadın çok garip bir istekle gelince ortalık karışıyor. Yanlış Anlaşılan Bir Hane, Gören Bir Hane, Taraflı Bir Hane de bu bölümün en komik, en eğlenceli skeçlerinden. Kanal D de sakın kaçırmayın.

Tarih: 10:28, 9/10/2009 Kategori: DIZILER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Yunuslar


Sevimli yunuslar

Tarih: 00:25, 9/10/2009 Kategori: HAYVANLAR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

OTOBÜS

Doktorlar akıl hastahanesinin duvarına bir otobüs resmi çizmişler.
- "Hadi otobüse binin"
demişler.
Deliler otobüse binmeye başlamışlar. Bir deli binmemiş doktorlar:
- "Neden binmedin?"
diye sormuş:
- "Çok kalabalık taksiyle gidicem"
demiş.

Tarih: 00:23, 9/10/2009 Kategori: FIKRALAR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Aşık Köpekler


Birbirlerini çok seviyorlar.

Tarih: 23:45, 8/10/2009 Kategori: HAYVANLAR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Tatil bitti

Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. "Ne yazık ki tatil sona erdi..." Yönetici şaşırır ve üzülür. "Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?" İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: "Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış..."


Tarih: 23:40, 8/10/2009 Kategori: FIKRALAR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KEDİLER


Çok sevimli bu kediler.





Tarih: 23:32, 8/10/2009 Kategori: HAYVANLAR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KÜÇÜĞÜM SEN DE ÖLME...



Aynı sokakta oturuyorduk.
Her gün başka bir kızla gelirdi eve.
Herkes onun hakkında farklı şeyler söylerdi.
Fakat kimse gerçeği bilmezdi.
Kirli sakalları vardı.
Kahverengi gözlü, kumraldı.
Hiç kimseyle konuşmaz, sadece gelip geçerdi.
Bir gün onunla yolda karşılaştık.
Çok güzel bir yüzü vardı.
Bana baktı ve gülümsedi. Şaşırdım…!
Ama yine de onu sevmemeye çalıştım.
Fakat o çok farklıydı.
Gece boyu lambası yanardı.
Bazen uyumak yerine onun evini seyrederdim.
Onu sevmediğim halde onun her şeyi ile ilgilenirdim.
Bir gün yine kendimi onu gözetlerken buldum.
O an anladım ki hep kendimi kandırmışım.
Ben ona çoktan aşık olmuşum bile…
Artık o eve gelmeden uyumaz oldum.
Herkes onun kötü olduğunu söyleyince onu savunuyordum.
Geçen gün yine onu yolda gördüm.
Bana göz kırptı. Yanımdan geçerken onu çağırdım.
 “Acelem var KÜÇÜĞÜM” dedi bana.
Eve gidip saatlerce ağladım. Karar verdim.
Ne olursa olsun ona onu sevdiğimi söyleyecektim.
Yolunu bekledim. Bir gün gelirken onu gördüm.
Peşine düştüm. Eve girdi.
Biraz bekleyip kapıyı çaldım.
Kapıyı açıp “Ne var KÜÇÜĞÜM?” dedi.
Ne yapacağımı şaşırmıştım.
Adını bile söyleyemeden “SENİ SEVİYORUM” dedim.
Gülümsedi, cevap vermedi. Çok utanmıştım.
Konuşamadım ve hemen dışarı çıktım.
Sonra 1 ay boyunca onu görmemek için sokağa çıkmadım.
Bir gün kızlarla evde konuşurken mahalleye bir ambulans geldi.
Onun evinin önünde durdu. Şaşırdık.
Hemen dışarı fırladım.
3-5 dakika sonra görevliler onu sedyeyle dışarı çıkardılar.
Önümden geçerken “ben de seni, KÜÇÜĞÜM” dedi ve gözlerini yumdu…
Herkes bana bakıyordu.
Ağlayarak koşmaya başladım.
Göz yaşlarım durmadan akıyordu.
Eve geldiğimde annemler ondan bahsediyordu.
Ailesi yokmuş. Kendi gayretleriyle bu yaşa gelmiş, okumuş.
Sevdiği bir kız varmış. Ailesi vermeyince kız evden kaçmış.
Bir hafta sonra kız ölmüş.
Kimi sevdiyse ölmüş. Çok acı çekmiş.
İntihar edip hastaneyi aramış.
Polisler geldiğinde evinin duvarında “KÜÇÜĞÜM” yazısını bulmuşlar.
 “KÜÇÜĞÜM, sen de ölme…” yazıyormuş…
“KÜÇÜĞÜM, SEN DE ÖLME…”

Tarih: 23:14, 8/10/2009 Kategori: siir
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ASLAN


Asla gücü temsil ediyor..




Tarih: 22:46, 8/10/2009 Kategori: HAYVANLAR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

TUZLU KAHVE



Kıza bir partide rastlamıştı..
 Harika birseydi.
 O gün pesinde o kadar delikanli vardi ki..
 Partinin sonunda kizi kahve içmeye davet etti.
Kiz parti boyu dikkatini çekmeyen oglanin davetine şalırdı, ama tam bir kıbarlık gösterisi yaparak kabul etti.
 Hemen kösedeki sirin kafeye oturdular.
Delikanli öyle heyecanliydi ki, kalbinin çarpmasindan konusamiyordu.
 Onun bu hali kizin da huzurunu kaçırdı.
“Ben artik gideyim” demeye hazirlanirken, delikanli birden garsonu çagırdı.
“Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi.. “Kahveme koymak için..”
Yan masalardan bile saskin yüzler delikanliya bakti..

Kahveye tuz!..

Delıkanlı kımkırmızı oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye basladı.
Kız, merakla “Garip bir agız tatınız var” dedi..

Delikanlı anlattı:

“Çocukken deniz kenarinda yasardik.
Hep deniz kenarinda ve denizde oynardim.
Denizin tuzlu suyunun tadi agzimdan hiç eksilmedi.
 Bu tatla büyüdüm ben..
Bu tadi çok sevdim.
Kahveme tuz koymam bundan.
 Ne zaman o tuzlu tadi dilimde hissetsem, çocuklugumu, deniz kenarindaki evimizi ve mutlu ailemi  hatırlıyorum. . Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar.. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki..”

Bunlari söylerken gözleri nemlenmisti delikanlının.. Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı.
Içini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı.
 Evini düsünen, evini arayan, evini sakınan biri..
Ev duyusu olan biri..

Kız da konusmaya basladi..
 Onun da evi uzaklardaydı..
 Çocuklugu gibi.. O da ailesini anlattı.
 Çok sirin bir sohbet olmustu..
 Tatlı ve sıcak..
Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel baslangici olmustu tabii..
 Bulusmaya devam ettiler ve her güzel öyküde oldugu gibi, prenses, prensle evlendi.
Ve de sonuna kadar çok mutlu yasadılar.
Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kasık tuz koydu, hayat boyu..
Onun böyle sevdigini biliyordu çünkü..
40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti.
“Ölümümden sonra aç” diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına..
Şöyle diyordu, satırlarında..

“Sevgilim, bir tanem..

Lütfen beni affet. Bütün hayatimizi bir yalan üzerine kurdugum için beni
affet. Sana hayatimda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.. Ilk
bulustugumuz günü hatirliyor musun?.Öyle heyecanli ve gergindim ki, seker
diyecekken ‘Tuz’ çikti agzimdan.. Sen ve herkes bana bakarken, degistirmeye o
kadar utandim ki, yalanla devam ettim. Bu yalanin bizim iliskimizin temeli
olacagi hiç aklima gelmemisti. Sana gerçegi anlatmayi defalarca düsündüm.
Ama her defasinda korkudan vazgeçtim.

Simdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok.. Iste gerçek.. Ben
tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat.. Ama seni tanidigim andan
itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pismanlik duymadan. Seninle
olmak hayatimin en büyük mutlulugu idi ve ben bu mutlulugu tuzlu kahveye
borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, herseyi yeniden yasamak, seni yeniden
tanimak ve bütün hayatimi yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat
boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da..”

Yaslı kadınınn gözyaslari mektubu sırılsıklam ıslattı.

Lafi açıldığında birgün biri, kadına “Tuzlu kahve nasıl bir sey” diye soracak oldu..

Gözleri nemlendi kadının..Çok tatlı.” dedi..


Tarih: 22:27, 8/10/2009 Kategori: siir
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->